Kullanıcı dostu.

12 Şubat 2011 Cumartesi

Ben Geldiiim.

Selamlar efendim;

En son yazımı 10 mayıs 2010 da yazmışım. Bunun tek sebebi YGS denen sınavdır. Sınav konusuna pek girmeyeceğim gerek yok gerilmeye. Laptopumun bazı hasarları vardı onları tamir ettirip eve kablosuz modem ve internet bağlantısı aldım her yerde kullanabiliyorum internetimi mutluyum.

Lise 4'e geçmiş bulunmaktayım gerektiği üzerede stajımı görüyorum. "Şekerpınar / Schneider Electric" firmasındayım gayette memnunun durumumdan. Pazarteside başlıyor 2. dönem.


Supernaturalın son sezonuna daha başlayamadım ne oldu ne bitti bilmiyorum bile. Merakta ediyorum ek kısa zamanda başlıcam. Cnbc-e bir ara reklamlarda denk gelmiştim "The Walking Dead" adlı dizi. Zaten bu tip zombi temalı dizi film ne olursa ilgimi geçiyor. Pazardan pazara ilk 3 bölümünü izledim sırada o var onada başlarım artık bu gece.

Onunlada 6 aydır mutluyum oğlum ben... 


Devamlı yazı girmeye özen göstericem. Sizi seviyorum.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Supernatural 5. Sezonun sonuna son 4 gün..

Evettt, uzun süredir bloguma girip birşeyler yazamadım. Daha önceki yazımda bir projeden bahsettim. Daha elim deymedi ona evde yattığım süreç içerisinde girmediğim yazılılar vardı onları anca tamamladım birazda keyifim estiği için bloguma giriş birşeyler yazma istediği duydum...

Ayağımın alçısıda alındı bu arada... 

Neyse konumuza dönelim. Hayatım boyunca beni 2 dizi inanılmaz şekilde kendine bağımlı hale getirdi ve beni çok ağlattı;


1-) Prison Break


2-) Supernatural

bu izlediğim dizilerde diğer izlediklerimin tadını alamadım konuları çok farklı ve çok sıra dışı. Prison break bittiğinden beri izlenicek dizi arıyordum ve sonunda bulmuştum Supernatural... Gelelim supernatural ile tanışma olayıma;

TNT adlı kanal o zamanlar çok yeni değildi -şimdide pek eski sayılmaz-. Bir gece kanalları gezerken Supernaturale takıldım ilgimi çekti Türkçe olduğu içindir belki. Baktım 2 kardeş var bunlar şeytan falan avlıyorlar bu tip konularda benim hoşuma gidiyor denebilir... 1/2 gece televizyondan takip ettikten sonra "yok arkadaş bu böyle" diyerek bir dizi sitesinde sezonlarını buldum ve izlemeye başladım her perşembe olsunda izlesem diye dua ediyorum...

Ama geli gelelimki bu perşembe yani 4 gün sonra 5 sezonunun son bölümü aslında son bölümden 2 gün önce 6. sezonun devam ediceğini duydum ki cidden öyle. Konu falan değişecekmiş sanırım... Bu son bölüm cidden süper olucak bu haftayı bu çekilir hale getiricek...
Kısa tanıtımı buradan izleyebilirsiniz...

Son yayınlan 22. bölümün fragmanında sam lucifer'a evet diyecek ve işler karışıcak Dean suratı darma duman olmuş halde bizi bekleyecek... Ağlarım artık bu sezonun sonunda kendime pek güvenmiyorum söyleyeyim. 







Şu 4 gün nasıl geçicek hiç bir fikirim yok :(   - Bu arada son bölümün adı "Swan Song" olucak galibaö-
Ayrıca 21. bölümde ölüm atlısının kısımında çalan şarkıyı buradan dinleyebilirsiniz.

21 Nisan 2010 Çarşamba

İlk blog videom - Denemedir.

-Blog yazılarımı ayağım düzelince böyle yapmayı düşünüyorum, ayağım kırık olduğu için pek etkili olamadım. Montaj konusunda biraz sıkıntı var gibi yorumlarınızı bekliyorum zaten bunu videodada belirttim:P

*Sıkıntı insana neler yaptırıyor:P

Habersalatası Blogunun İlk Video Çekimi - Denemedir.
Yükleyen ugurtanriver. - Webcam dünyasından videoları izleyin.



Videoda belirtilen resim;

17 Nisan 2010 Cumartesi

Sıkıldım lan.

Ayağım kırık evde otur otur, bir yerden sonra insan sıkılıyor. Son 1 haftadır;

-Kalk
-Yemek ye
-Film izle
-Oyun oyna
-Facebookda takıl
-Twitter'a yaz
-Yemek ye
-Oyun oyna
-...

bu şekilde gidiyor. Sıkılmaya başladım filmlerde biticekbigün. Bu arada alçının 1. haftası bitti.

15 Nisan 2010 Perşembe

Bu sadece bir denemedir, dikkate almayın.

Gün içinde sürekli kendi kendi ile konuşmak istiyor. Bu o insanı diğer insanlardan farklı düşünmesi isteğiydi bu doğduğundan beri içinde vardı. Önünden bir adam geçse "aaa tipe bak" diye söylenip diğer tarafta sakin olan bir cevap geliyordu "evet" sadece kuru bir evet içindeki konuşma isteğini bu tip cevaplar pekiştiriyor, zamanla içinden çıkılmaz bir hal alıyordu. Ama onun için en zevklisi tuvalette konuşmaktı, aşık olduklarını gün içinde yaşadıklarını yargılıyordu sürekli yargılarının sonun içindeki sese "neyin çabası içindeyim inan bende bilmiyorum" demekten başka bir cevabı yoktu aslında aşkları konuşmakta saçmaydı onun için nede olsa "bir heves" olarak nitelendiriyordu çünkü yaşı daha 8di. Dışarıya çıkıp pek insanlarla konuşmazdı bilim dergileri okur belgesel izlerdi. Büyüğünce "astronot olucam bennnn" diyerek gezip dururdu.



Zaman geçti büyüdü arkadaşları oldu hiç aşık olmadı, sadece sevdi o kadar süre içindeki soğuk "evet" cevapları veren sesten çok uzaklaştı, oda zamanla "beni unuttu" düşüncesi ile ona büyüğünde acı vermeye başladı soğuk cevaplar veren ses büyük bir yalnızlık oldu onun hayatına yön veren, kendi kalbini kıran, içmeye iten, kitap yazabilmesi için ilham veren, kendini küçük gören bir insan olmasını sağladı...




Bir insan en büyük korkusunu yenerse hayatta yenemeyeceği hiçbirşey yoktur.

Anonim.